>Anasayfa -> Kurucular> Tüketici Kanunu - TÜ-MER 1. Yaş günü Programı Resimleri
Şikayetinize uygun dilekçe örneği için e-dilekçe Projesini tıklayınız. Tüketici Mahkemelerine hitaben hazırlanan dilekçe örneklerini bilgisayarlarına indirebilirsiniz. Türkiye'de ilk olma özelliğini taşıyan gerçekçi, uygulanabilir ve istatistik imkanı tanıyan E-TÜKETİCİ PROJESİ'ne şikayetlerinizi ulaştırın. Sizden gelen şikayetlerden her hafta birini seçip sitemizde yayınlıyoruz. Haftanın şikayetini görmek için tıklayınız.
Okul ve Camilere baz istasyonu kurma yasağı

Çevreye yaydığı elektromanyetik dalgalarla dikkat dağınıklığı ve halsizlik yaptığı bilimsel olarak kanıtlanan baz istasyonları artık minare, teras ve petrol istasyonlarına kurulamayacak.

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yeni hazırladığı “İyonlaştırıcı olmayan radyasyondan kaynaklanan elektromanyetik alanlardan halkın korunmasına yönelik” yönetmelik taslağında baz istasyonlarının kurulacağı yerlere kısıtlama getirilip manyetik alan değerlerinin sıfır olması istendi. Yeni hazırlanan yönetmelikte, “10 kHz ile 60 GHz frekans bandında çalışan sabit telekomünikasyon cihazları balkon, teras ve bahçe gibi yerler ile petrol istasyonları, hastaneler, okullar ve cami minareleri gibi kamunun çoğunlukla bulunduğu hassas yerlerde kurulmamalı.” denildi.

Önceki yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın oluruyla 10 yıllığına minarelere kurulan ve Tokyo Camii Vakfı’na 1,3 milyonluk gelir sağlayan baz istasyonları cemaatten bile tepki almıştı. Bir GSM operatörü yetkilisi, kurulmuş istasyonların kaldırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, yönetmeliğin bundan sonraki süreci kapsayacağını iddia etti. Yetkili, camilerdeki baz istasyonları için 10 yıllık anlaşmalar yapıldığını ve Türkiye genelinde 500’e yakın camide baz istasyonu kurulduğunu anlattı. Türkiye genelinde Turkcell, Avea ve Telsim’e ait 30 bin dolayında baz istasyonu bulunuyor.

Bu arada evine baz istasyonu kurulan vatandaşa dava açma hakkı verildi. Ortada hiçbir karar yokken baz istasyonu kurulmuşsa, kaymakamlığa başvurulabilir, dava açılarak karar iptal edilebilir. Belediyeler, İmar Kanunu yetkilerine dayanarak baz istasyonları için yıkım kararı alarak bunu uygulayabilir. Baz istasyonu komşu bir apartmanda kurulmuşsa, komşuluk hukuku hakkındaki hükümler gereği, GSM şirketine tazminat davası açılabilir.

Ziya İpek
ZAMAN GAZETESİ


***
YARGITAY BAZ İSTASYONU KARARI
T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
Esas : 2003/16434
Karar : 2004/971

YARGITAY İLAMI

MAHKEMESİ :Ankara Asliye 9. Hukuk Hakimliği
TARİHİ :13.5.2003
NOSU :2002/574-2003/341
DAVACI :
DAVALI :
Davacı Z. T. vekili Av.S. E. tarafından, davalı A.H.P.H.A.Ş. ve diğerleri aleyhine 15.7.2002 gününde verilen dilekçe ile komşu parseldeki baz istasyonunun zarar vermesi nedeniyle muarazanın men'i ve kaldırılmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13, 5-2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tararından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacı, halen Yargıtay'a tahsis edilen binada memur olarak çalıştığını, binaya yakıtı yerde bulunan T.T.A.Ş.'nin binasında kurulan GSM baz istasyonları ve mini link antenlerinin kanser tehlikesi yaratığını: bu yüzden isimlerini belirttiği Yargıtay'da çalışanların Öldüğünü, davalıların bu haliyle yasal düzenlemelere bu bağlamda Medeni Kanunun 661. ve devamı maddelerinde yer alan hususlara aykırı davrandıklarını ayrıntılı biçimde dilekçesinde belirttikten sonra, mevcut bilimsel verilere uygun olmayan bu istasyonun sökülerek kaldırılmasına, böylece tehlikenin giderilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar tarafından davaya karşı ayrı ayrı verilen cevaplarda ortak noktalar olarak, davacının iddiasını kanıtlaması gerektiğini, istasyonu yönetmelik kurallarına göre kurduklarım ve işlettiklerini, davacının iddia ettiği zararının henüz gerçekleşmediğini, yerden geniş bir halk kitlesine yayın yaptıklarını ve kamu hizmeti verdiklerini; kaldı ki baz istasyonlarının nükleer radyasyona neden olmadıklarını, bu konuda bilimsel düşünce ve raporlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece davacının iddiası, davalıların savunmaları ve davaya neden olan olayın da özelliği gözetilerek alanlarında uzman olan bilirkişilerden birden fazla rapor alınmıştır. Alınan bu raporlar üzerine, uyuşmazlığın komşuluk hukukundan kaynaklandığını ve dava konusunun bir sonuca bağlanabilmesi için davacının iddiası yününde, kurulan istasyonların insan sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratıp yaratmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini, bunun için de bilirkişi incelenmesine başvurulduğunu, uzman bilirkişilerce hazırlanan raporlarda davacının iddiasına doğrular yönde görüş bildirildiğini belirterek istasyonların kaldırılmasına ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir. Karar tüm
davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık son yıllarda kullanılan cep telefonlarındaki haberleşmeyi sağlayan ve baz istasyonları olarak isimlendirilen tesisin kullanılması sonucu bir zararın bulunup bulunmadığı varsa bu zararın hangi durumlarda söz konusu olabileceği ve yine giderilmesi konusunda ne gibi önlemlerin alınması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Dava konusu olan tesisin cep telefonlarının kullanımı için zorunlu olduğu ve bu tesisin geniş bir kitleyi ilgilendirmesi itibariyle de kamuya hizmet vermeyi amaçladığı da tartışmasızdır. Ne varki bu hizmetin verilmesinde ve tesisin kullanılması sonucu hukuk kurallarının bir gereği olarak doğan zararlardan da tesis sahibi sorumludur. Hatta bu sorumluluk kusura dayanmayan, tehlike sorumluluğu olarak da kabul edilmek gerekir. Bu özelliği itibariyle tesisi kullanan ve onu işletenin yüksek özen yükümlülüğü bulunmaktadır.

Aksi halde, en küçük bir özensizliğin maddi değerlerle ölçülemeyecek kadar ağır sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. Bunun için zarar görenin zararını değil, tesis ve işletme sahibinin tesisin işletilmesinden dolayı kişilere, bu bağlamda çevreye bir zarar vermediği ve herhangi bir olumsuz sonuç yaratmadığının kanıtlaması gerekir. Bu sonuç genel sorumluluk kurallarının aksine olarak, davalıların isletmesinin ağır tehlike doğuracak özelliğinden kaynaklanmaktadır.


Tüm bu genel açıklama ve nitelendirmeler göz önünde tutulup somut olay dava konusu edilen istasyonun Hazineye ait bulunan davalı T.T.A.Ş.'ye kullanımı özgülenen “Yenişehir TT Binası” olarak isimlendirilen binada GSM BTS mini link DXX..«" adı altında kurulmuş olan ve davalıların işleticisi oldukları tesisin konumunun incelenmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda tesisin kurulma amacına uygun olarak isletilmesi durumunda kişi ve çevreye zarar verip vermediğinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Bu açıklamalar İtibariyle davalı T.T.A.Ş.nin kendine husumet düşmediği yönündeki itirazı ile diğer davalıların ileri sürdükleri itirazları arasında bu baz istasyonlar için sunulan sertifikalarında adı yazılan alan şiddeti, limit değerlerinin belirlenmesi, ölçüm yöntemleri ve denetlenmesi hakkındaki yönetmeliğe uygun olup, buna göre güvenlik sertifikası bulunduğu konusundaki savunmanında irdelenmesi gerekmektedir. Bu haliyle konu incelendiğinde, istasyonun kurulduğu bina, T.T.A.Ş.'ye özgülendiğinden bu binanın kullanımından doğan zarardan sorumludur. Bu bakımdan husumet itirazı yerinde değildir.


Diğer davalılara gelince, gerçekten her davalıya "Telekomünikasyon Kurum Güvenlik Sertifikası" adı altında bir kullanma belgesi verilmiştir. Sertifikada, kullanımla ilgili limitler belirtilmiştir. Bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonunda, sertifikada belirtilen limitlerin
yönetmelikte belirtilen limitlere uygun olduğu hatta yönetmelikteki limitlerin de altında bulunduğu belirtilmiştir. Ne var ki yapılan bu belirlemelerle bir zararın olmayacağı kabul edilemez. Yönetmelik ve bu yönetmelikteki ölçülere göre verilen sertifika, soyut bir belirlemeyi içermektedir. Bu bağlamda, o anda o yerde ve belirtilen güçte kurulacak istasyonun değerlerini belirtmektedir. Nitekim sertifikada bu nitelikleri içermekte olup, kurulan istasyonun çevresindeki binaların ve giderek konumunu belirtmemektedir.

Bu da sertifikadaki ölçülerin tüm bilimsel verilere uygun olduğu ve zarar doğurmayacağı anlamına gelmez. Kaldı ki, hukuk kurallarındaki norm düzenlemesi itibariyle yönetmelik ve yönetmeliğe uygun bir işlem yapılsa bile, buna karsın çevreye verilen zarardan, eylemde bulunanın sorumlu olmayacağı sonucu doğmaz. Ayrıca yargıç, uyuşmazlığın çözümünde
yönetmeliğe değil yasaya, genel hukuk kurallarına ve bu bağlamda sorumluluk hukukunun ilkelerine göre karar vermek zorundadır. Bunun içindir ki, yerel mahkemenin yönetmeliğe ve yönetmeliğe göre verilen sertifikayı bağlayıcı olarak kabul etmemesi doğrudur.

Bilirkişilerde, dava konusu istasyondaki ölçümlerin yönetmelikteki limitlerin altında olduğunu ancak kurulan istasyonun çalışma yeri olan Yargıtay binasının çok yakınında bulunduğunu ve binanın üst katı ile aynı seviyeyi taşıdığını, uzun sürede insan sağlığı için tehlike yarattığını ve yerleşim yerlerine uzakta kurulması gerektiğini belirtmişlerdir. Yapılan şu bilimsel açıklamalar itibariyle. tek başına ölçüm sonuçlarının düşük olması, zarar
doğurmayacağı anlamına gelmez.

Diğer koşulların bu bağlamda, tesisin kurulduğu yerin de çalışma ve yerleşim yerlerine olan yakınlığının ve buralardaki çalışma süresinin de göz önünde tutulması gerekir. Bu olayda bilirkişiler, davacının da bulunduğu binada uzun süreli çalışıldığını böylece kısa sürede etkili olmasa da yıllar itibariyle zarar doğurmasının her zaman olanaklı bulunduğunu belirtmişlerdir.

Davalılar, davanın İdari yargı yerinde çözüme kavuşturulmasını ileri sürmüşlerdir. Ne var ki haklarında dava açılan tüm davalılar, özel hukuk hükümlerine tabi şirketlerdir. Bu bakımdan işin kamu hukukunu ve özellikle 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Yasasının 2. maddesindeki düzenleme kapsamında yer almaması nedeniyle bu savunma yerinde görülmemiştir, Kaldı ki, böyle bir olgunun varlığı halinde, itiraz olmasa dahi, mahkemece görevi gereği göz önünde tutulacak bir yön olduğu da düşünülmelidir.

Davalılar, kamu yararına hizmet verdiklerini savunmuşlardır. Gerçekten yukarıda da
açıklandığı üzere davalılar tarafından bu ve benzeri tesislerin işletilmesi sonucu geniş bir halk kitlesinin yarar sağladığı bilinen bir olgudur. Ne var ki, bu yararın sağlanması karşısında kişilerin zarar görmesi hor görülemez. Bu bakımdan gerek hizmetten elde edilen yarar ve bunun karşısında verilen zararın dengelenmesi gerekmektedir. Hiçbir hizmet, insan yaşamı kadar öncelik ve önem taşımaz. Diğer bir anlatımla, yararlı bir hizmetin karşılığı olarak insanın ölümü uygun bir sonuç olarak kabul edilemez, insan yaşamında tehlike yaratan bir hizmetin, kişi yaşamı önüne geçilmesi ve ona üstünlük tanınması doğru bir yaklaşım olarak düşünülemez. Kaldı ki somut olayda, bu hizmetin aynı yerde verilmesinde zorunluluk da bulunmamaktadır, Muhtemelen fazla bir giderle de olsa, başka bir yerde aynı sonuçları sağlayacak bir istasyonun kurulması ve hizmet vermesi olanaklıdır. Bu nedenle davalıların bu yöndeki savunma ve itirafları da yerinde görülmemiştir.

Davalıların diğer bir itirazları ise, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu noktasındadır. Dosyada ayrıntılı olarak hazırlanan raporlardan da anlaşılacağı üzere, bu istasyonun yaratacağı tehlikeler bilimsel ölçü ve verilerle sunulmuştur. Bilirkişiler kendi alanlarında, ve bu konuda uzman olan kişilerdir. Bu bakımdan raporlara itibar edilmiştir. Zaten sorunun çözümü de tamamen bilirkişilerin raporlarına dayandırılması gereken bir konudur. Çünkü konu, hukuki değil; bilimsel ve teknik incelemeyi gerektirmektedir. Yargıcın teknik bir konuda bilirkişi incelemesine başvurması ve bilirkişi tarafından konuyla ilgili olarak sunulan düşünce, başka teknik bir görüşle etkisiz hale getirilmedikçe uyması gerekir.

Bu hususlar HUMK.nun 275. maddesinde de düzenleme altına alınmıştır. Davalılar tarafından somut olayla ilgili bulunan raporların aksini belirttiği iddiasıyla sunulan bilimsel düşünceler genel bir nitelik taşıyıp, doğrudan somut olayla ilgili bulunmadığı gibi, bu konuda aksi düşünceleri içeren görüşler olarak da düşünülmemelidir. Davalıların sunduğu yazılardaki bilimsel düşünceler, genel bir nitelik taşıyıp somut olaya özgü bir içerik taşımadığından bunlara da itibar edilmemesi doğrudur.

Davalıların diğer bir savunması ise, A. Şirketi tarafından Yargıtay Binasının çatısında Kurulan vericiye izin verilmesine ilişkin olan açıklamasıdır. Sözü edilen, verici olmayıp sağlık yönünden zararlı olmayan bir yükselticidir. Bu nitelikte olmadığı, zarar verdiği belirlendiği takdirde, dava konusu olabileceği tabidir.

Bir diğer itirazları da; bilirkişiler tarafından da belirtildiği üzere, bu tür tesislerin konuşmanın yoğun olduğu yerlere yakın kurulmasıdır. Kendilerinin de bu teknik kuralı gözeterek kurutacak yeri belirlemiş olmasıdır. Davalılara konuşmacılara sağlanan yarar bakımından bu belirleme doğru olabilir. Ancak tesisin böyle bir yerde ve bu konumu ile kullanılmasının da özellikle yakın çevresine zarar verdiği de açıktır.

Bu bakımdan, bu tesisten üçüncü kişilerle birlikle davacı da yararlanmış olsa, sağlanan yararla verilen zararın dengelenmesi genel bir hukuk kuralıdır. Yarar, haberleşmeyi amaçlamaktadır. Zararın ise, insan sağlığı ve yaşamı ile ilgili olduğu gözetildiğinde, ikinci değere önem verilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan da davalıların, bu yöne ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Yine davalılar tarafından ileri sürülen ve daha önce Yargıtay 1. ve 11. Hukuk Dairelerince verilen kararların eldeki bu kararla çeliştiği ileri sürülmüşse de, anılan daire kararlarında uyuşmazlığın çözümünde yönetmelikteki ölçü birimlerinin davaya konu edilen istasyonda gözetilip gözetilmediğini gözetilmemiş olsa dahi zarar doğurup
doğurmadığının belirlenmesi yönündedir.

Bu belirlemeye göre anılan kararların eldeki kararla çelişmediği sonucuna varılmalıdır. Şöyle ki; bir istasyon yönetmeliğe uygun olarak çalıştırılırsa dahi zarar verdiği takdirde yönetmeliğe uygun olduğundan söz edilerek karar verenin sorumluluktan kurtulması kullanıma devam edilmesi sonucunu doğurmaz. Yönetmeliğe uygun değilse, zaten hukuka aykırılık gerçekleşmiş olacaktır.

Yukarıdan beri açıklanan dosyadaki tüm bilgi, belge ve bilirkişi raporlarına göre
kullanılan istasyonun konumu itibariyle uzun sürede kişi ve çevreye zarar verdiği, bu nitelikteki bir istasyonun halen bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı bulunduğu, bunun daha uygun ve yerleşim çevresinden daha uzakta kurulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu belirlemeler itibariyle dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar yok ise de, çevre binalarda ve bu bağlamda davacının çalışmakta olduğu Yargıtay Binasında çalışanlar için
sağlık bakanlığından büyük endişeler taşıdığı, hatta yakın yıllara kadar istasyondan yansıyan radyasyonlardan kaynaklanan hastalıkla ölen kişiler olmamasına karşın son 3-4 yıl içerisinde ve tesise yakın binada çalışan beş kişinin ölmesi, halen çalışmakta olan bazı
kişilerin bu hastalığa tutulması, bu yerde çalışanları psikolojik olarak yaşamını olumsuz biçimde etkilemekte ve bunun da psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı, bu haliyle de yaşamdaki sağlık değerleri düşünüldüğünde o yerde çalışmasının olumsuz hale geleceği göz önünde tutulduğunda, davacının, zarar gördüğü kabul edilmeli ve kararın onanması gerekliği sonucuna varılmalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek hafinde geri verilmesine 29.1.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan:Bilal KARTAL
Üye:O. Cengiz YÜKSEL
Üye:Salim ÖZTUNA
Üye:Şerife ÖZTÜRK
Üye:Mustafa KICALIOĞLU




14/08/2006 - ATM’lerdeki gizli komisyona dikkat
08/08/2006 - Klonlu telefon, ayıplı maldır.
31/07/2006 - ORTADOĞU’DAKİ SORUN İSRAİL SORUNUDUR
17/07/2006 - TÜ-MER'in ısrarlı takibi sonuç verdi
17/07/2006 - Tatilci, otellerden dertli
07/07/2006 - Döviz Gider Zammı Kalır
05/07/2006 - tüketicinin sabrı taşıyor
17/06/2006 - Kredi kartında faiz artışının sırrı
07/06/2006 - Bakan hakkında suç duyurusu
30/05/2006 - Acı itiraf: zehirli ürün yediriyorlar
21/05/2006 - Huzurumuz ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur
04/05/2006 - Zehirli varilleriniz sizin olsun!
03/05/2006 - ‘Fatura Ödeme Merkezi’ halkı dolandırdı
12/04/2006 - Kartta Ali Cengiz oyunu
09/04/2006 - TÜ-MER Kongresi Sonuçlandı
15/03/2006 - Dünya Tüketiciler Günü Kutlandı
14/03/2006 - Sonsayfa.com'dan Tüketici Köşesi
06/03/2006 - Kartzedelere uyarı: 60 günü beklemeyin
02/03/2006 - İhtarnameler TÜ-MER’den
01/03/2006 - Kredi Kartları Yasası Yürürlükte
26/02/2006 - Okul ve Camilere baz istasyonu kurma yasağı
24/02/2006 - Kredi Kartları Yasası Çözüm olacak mı?
22/02/2006 - Kredi Kartları Vebalinin Altında Kalmayın
22/02/2006 - Reklam Kurulu'ndan Efes'e Ceza
20/02/2006 - Kredi kartları can almaya devam ediyor
14/02/2006 - Sevgililer Günü ÖZEL
05/02/2006 - Türkiye tüketicisi harekete geçiyor
02/02/2006 - TÜ-MER Boykota hazırlanıyor.
29/01/2006 - 4 bin şikâyet 200 bin ziyaretçi
29/01/2006 - İGDAŞ yakılmayan gazın ücretini tahsil ediyor
28/01/2006 - Tüketici Web-Tv çekimleri yapıldı.
23/01/2006 - OGS ve KGS'li araçların geçmesi çözüm olur mu
21/01/2006 - Sayın Pektaş Kamuoyunu yanıltmaktadır
11/01/2006 - Sivil toplumun baskısı sonuç getirdi
10/01/2006 - Tepki alan fatura ödeme merkezleri, çığ gibi
07/01/2006 - Gişeler kalkacak, trafik akacak
02/01/2006 - AB kriterlerine dolandırıcılar da uydu!
25/12/2005 - “tüketici web-tv” yayına başladı.
09/12/2005 - Cep-kriz masası kuruldu
04/12/2005 - Kayıtdışı Telefonlar, kayıt altına
04/12/2005 - TÜ-MER iç eğitim çalışmalarına başladı
30/11/2005 - Gıda Standardı tartışmaları devam ediyor
29/11/2005 - Kredi kartları yasası mecliste.
21/11/2005 - ST֒nün başkana tanıdığı krallık
16/11/2005 - Bilgilenmek evrensel tüketici hakkıdır
15/11/2005 - İTO'dan anlamlı toplantı
06/11/2005 - Belediye otobüsünde telefon kavgası boşuna
21/10/2005 - Ramazan'da tüketici hakları konuşuldu
09/10/2005 - TÜ-MER'e Teşekkür Plaketi
28/09/2005 - Krizin adı: Kredi Kartları
04/09/2005 - Bankalardan kefile gizli tuzak
17/08/2005 - Yargıtay kararları olumlu
16/08/2005 - Alışveriş merkezine tazminat cezası
07/08/2005 - Mağdur Tüketici Yalnız Değil
01/08/2005 - Tüketiyoruz Ama Bilinçsiz
31/07/2005 - Mağdur tüketiciye broşürle çağrı
24/07/2005 - Soyulan aracın zararını otoparkçı ödeyecek
19/07/2005 - Alo Şikayet Hattı
05/07/2005 - Haber1'den dev adım!
03/07/2005 - Tatil yerini beğenmeyen vazgeçebilecek
01/07/2005 - Sonsayfa.com'dan TÜ-MER'e Büyük Destek
29/06/2005 - TÜ-MER ses getirdi
26/06/2005 - Asgari Ödeme Tuzağı!
22/06/2005 - Çocuklara kumar tuzağı!..
19/06/2005 - TÜ-MER İnternette lider
19/06/2005 - Tüketiciden online şikayet dönemi
15/06/2005 - Reklamlar çocukları nasıl etkiliyor?
08/06/2005 - Bize sinek vız gelir
31/05/2005 - Veliler bağışa zorlanmayacak
29/05/2005 - Bankalar tüketiciyi soyuyor!..
23/05/2005 - Festivalde TÜ-MER Standına Büyük İlgi
23/05/2005 - Pompalı soygun
18/05/2005 - TRT' de tüketici hakları konuşuldu
15/05/2005 - Tatiliniz zehir olmasın
09/05/2005 - Fatura kuyruğuna korsan çözüm
28/04/2005 - Vatandaşlık Hakları Rehberi
22/04/2005 - Sözleşmedeki haksız şartlar mağdur ediyor
20/04/2005 - TÜ-MER Yeni Stratejiler Belirliyor
10/04/2005 - 1 YTL’lik cep vergisine tepki.
01/04/2005 - TÜ-MER Anadoluya Seslendi
22/03/2005 - TÜ-MER’e “Tüketici Oscarı”
16/03/2005 - Dünya Tüketiciler Günü Kutlandı.
07/03/2005 - TÜ-MER 1 Yaşında.
22/02/2005 - TÜ-MER'i 6 Mart heyecanı sardı...
16/01/2005 - e-tüketici ve e-dilekçe rekora koşuyor.
04/01/2005 - Bilgilen Kampanyasının Tanıtımı Yapıldı
02/01/2005 - Hak Aramayan Kimse Kalmayacak
07/12/2004 - İletişimde Tehlike Çanları Çalıyor
26/11/2004 - Tüketicilerin Donkişot'ları Akistanbul'da
12/11/2004 - Etiketsiz Firmadan Alışveriş Yapmayın
05/11/2004 - TÜ-MER, Kanal 6 İftar Saati'inin Konuğu Oldu
02/11/2004 - Zorunlu Bağış Çileden Çıkartıyor
10/10/2004 - Marmara FM'de Tümer Rüzgarı Esti
27/09/2004 - Tüketici Mahkemeleri Levent'de Hizmete Girdi
15/08/2004 - TÜ-MER Beyoğlu Savcılığı'nda İfade Verdi
01/08/2004 - Tüketici Hakları Merkezi Moral FM'deydi
09/07/2004 - Peugeot Mağdurları Buluştu
08/07/2004 - Telekom (zamlı) indirim yaptı.
07/07/2004 - E-Tüketici hayata geçti.
15/06/2004 - Sivil toplum istedi, mahkeme kuruldu…
20/05/2004 - Etiketinde “Transgenik ürün” yazılsın.
07/05/2004 - Geciken adalet, adalet değildir!
10/04/2004 - “muhtelif ilavenin” peşini bırakmıyoruz.
18/03/2004 - müstehcenlik meşrulaştırılıyor mu?
11/03/2004 - “bayrak ve afiş yarışına hayır…”
16/02/2004 - İGDAŞ’ın yetki verdiği firmalar, yetkilerini
09/02/2004 - Konutlar için garanti belgesi zorunluluğu
03/02/2004 - Ayıplı hizmetin bedeli iade edilsin.
30/01/2004 - Tüketici Hakları Merkezi TÜ-MER Kuruldu


                   TÜKETİCİ WEB-TV
      TÜ-MER 2. Olağan Genel Kurulu
TÜ-MER Tanıtım filmi izlemek için tıklayınız.
          TÜKETİCİ WEB-TV (ARŞİV) TÜKETİCİ WEB-TV. Geçtiğimiz Hafta Konuk.Genel Başkan Yardımcısı Bayram ÇİĞDEM
TÜKETİCİ WEB-TV. Genel Başkan Vekili Fatih DİNLER
TÜKETİCİ WEB-TV. Genel Başkan Yardımcısı ve Hukuk Komitesi Başkanı Av.Faruk HANÇER
TÜKETİCİ WEB-TV.Konuk.Genel Başkan Ömer KESER
Tüketici Hakları Merkezi Tanıtım filmini izlemek için tıklayınız.
8. Tüketici Hakları Ödül Töreni izlemek için tıklayınız.
Ülkemizde kurulan yabancı sermayeli firmaların listesi için tıklayınız...
(Not : Dosya indirme süresi bağlantı hızınıza göre değişiklik gösterebilir.)
Basında Tümer

STV - TRT - FLSH TV izlemek için tıklayınız.

STV Ana Haberleri "Özel Haber" izlemek için tıklayınız.

SKY Türk Geceye Bakış Programını izlemek için tıklayınız.
ATV Ana Haber, izlemek için tıklayınız.
STV Ana Haber, izlemek için tıklayınız.
EXPO CHANNEL "Başkanlar Konuşuyor", izlemek için tıklayınız.
TGRT Ana Haber, izlemek için tıklayınız.
KanalA Ana Haber, izlemek için tıklayınız.
Cihan Haber Ajansı, izlemek için tıklayınız.




Bilgilenmek evrensel tüketici hakkıdır 29/11/2005

Mağdur Tüketici Yalnız Değil 09/08/2005

Asgari Ödeme Tuzağı! 28/06/2005

Akdeniz sineği bize vız gelir 28/06/2005

Tatiliniz zehir olmasın 15/05/2005

Diğer tüm basın açıklamalarını görmek için tıklayınız...


TÜ-MER / TÜKETİCİ HAKLARI MERKEZİ
İstanbul Cad. Taşkınlar İş Merkezi No:3 Kat:5 Dörtyol Meydany Esenler / İSTANBUL
TEL: (212) 611.10.00 - FAX: (212) 568.04.12 E-Mail:tuketici@tuketicimerkezi.org
www.tumer.org
www.tuketicimerkezi.org

TÜ-MER Ailesine Üye Olmak İster misiniz?
Tüketici Hakları Merkezi TÜ-MER'e üye olmak için buraya tıklayarak bilgisayarınıza indireceğiniz Word dosyasını bize ulaştırabilirsiniz. Ayryca derneğimizin tüzüğüne ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

Tüketicinin Sesi


YİNE O KREDİ KARTLARI
Bayram Çiğdem www.haberkenti.com

Sitemizi şu ana kadar
 
 
  kişi ziyaret etti.  
 
TÜ-MER / TÜKETİCİ HAKLARI MERKEZİ
İstanbul Cad. Taşkınlar İş Merkezi No:3 Kat:5 Dörtyol Meydanı Esenler / İSTANBUL
TEL: (212) 611.10.00 - FAX: (212) 568.04.12       tuketici@tuketicimerkezi.org