Siyaset Bilimci Mehmet Emir Aksoy: Zengezur’dan Geçecek Yol: Güney Kafkasya’da Yeni Dönemin Kapısı

Güney Kafkasya uzun yıllar boyunca savaşların, kapanan sınırların ve kırılgan dengelerin coğrafyası oldu. Ancak son dönemde yapılan açıklamalar, bölgenin kaderinin yavaş yavaş değişmeye başladığını gösteriyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ilham Aliyev’in Ermenistan ile barışın ardından Orta Koridor’un yeni bir kolunun Ermenistan üzerinden geçebileceğini açıklaması, yalnızca bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri yeniden şekillendirecek stratejik bir hamle olarak okunmalıdır.
Bu hattın merkezinde yer alan mesele ise uzun süredir tartışılan Zengezur Koridor meselesidir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki kara bağlantısı kopmuş, bu durum hem jeopolitik hem de ekonomik açıdan ciddi bir boşluk yaratmıştır. Azerbaycan topraklarının bir parçası olan Nakhchivan Ozerk Cumhuriyet ile ülkenin ana karası arasındaki kesintisiz bağlantının yeniden kurulması, Bakü açısından sadece bir ulaştırma meselesi değil, aynı zamanda devlet bütünlüğünün stratejik tamamlanması anlamına gelmektedir.
Aliyev’in açıklamasında dikkat çeken bir diğer unsur ise Ermenistan’ın rolüne yaptığı vurgu oldu. Eğer söz konusu güzergâh hayata geçirilirse, Armenia bağımsızlık tarihinden bu yana ilk kez bölgesel ölçekte gerçek bir transit ülke konumuna gelecektir. Bugüne kadar kapalı sınırlar ve sınırlı ekonomik ağlar nedeniyle bölgesel projelerin dışında kalan Ermenistan için bu durum önemli bir dönüşüm anlamına gelir. Transit hatlar yalnızca ticareti değil, aynı zamanda siyasi ilişkileri de dönüştüren araçlardır. Tarih bize bunu defalarca göstermiştir.
Bu projenin bir diğer stratejik boyutu ise Avrasya ticaret yollarının yeniden şekillenmesiyle ilgilidir. Son yıllarda giderek daha fazla konuşulan Middle Corridor, Çin’den başlayarak Orta Asya, Hazar Denizi, Güney Kafkasya ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan alternatif bir ticaret hattı olarak öne çıkmaktadır. Azerbaycan bu hattın merkezinde yer almakta ve özellikle Baku–Tbilisi–Kars Railway gibi projelerle bölgesel lojistik haritanın en kritik aktörlerinden biri haline gelmektedir.
Ermenistan üzerinden açılacak yeni güzergâh, Orta Koridor’un kapasitesini genişletecek ve Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki bağlantıyı doğrudan sağlayacaktır. Bu gelişme aynı zamanda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ulaşım ağlarını da güçlendirecek, Güney Kafkasya’yı Asya ile Avrupa arasında daha güçlü bir köprü haline getirecektir.
Elbette bu sürecin arkasında Güney Kafkasya’daki yeni jeopolitik gerçeklik bulunmaktadır. 2020 yılında yaşanan ikinci Karabağ savaşı sonrasında bölgede dengeler değişmiş, Azerbaycan sahada elde ettiği askeri ve diplomatik avantajı bölgesel projelere dönüştürme fırsatı yakalamıştır. Bugün konuşulan ulaşım koridorları aslında bu yeni güç dengesinin doğal sonucudur.
Ancak bu gelişmenin en önemli yönü belki de şudur: Güney Kafkasya’da ilk kez savaş sonrası düzen yalnızca güvenlik meseleleri üzerinden değil, ekonomik bağlantılar üzerinden kurulmaya çalışılıyor. Ulaşım hatları, ticaret yolları ve bölgesel projeler artık barışın altyapısını oluşturmaktadır.
Eğer bu süreç başarıyla tamamlanırsa ortaya çıkacak tablo nettir. Azerbaycan bölgesel lojistik merkezini güçlendirecek, Ermenistan ekonomik izolasyondan çıkma fırsatı yakalayacak, Türkiye ise Orta Asya ile bağlantısını daha da derinleştirecektir.
Kısacası Zengezur üzerinden açılacak yol, yalnızca iki noktayı birbirine bağlayan bir ulaştırma hattı değildir. Bu hat, Güney Kafkasya’da uzun yıllardır beklenen yeni dönemin kapısını aralayabilecek stratejik bir eşiktir.




