Yazıya başlarken yüreğim yanıyor, yıllarca Azerbaycan’da muhalif çizgide savaşmış, yazmış biri olarak bugün Aliyev’e yapılanlara ciğerim sızlıyor. Geçen gün İran’ın Nahçıvan’a attığı o namert füzesinden sonra, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Şerefsizler, pişman olacaklar” diyerek gösterdiği o asil tepkiyi gördük. Peki biz ne yaptık? İşte asıl mesele burada başlıyor.
Bu toprakların evladı olan, bu dava uğruna dişini tırnağına takan bir adama, üç tane müfteri, üç tane tetikçi türedi. Dediler ki “Filistin’e yeterince sahip çıkmıyor”, dediler ki “İran’a fazla yükleniyor”. Şimdi ben sana soruyorum ey müfteri! Oturduğun yerden klavye başında millete kahramanlık satmadan önce, şu adama bir bak! Bu adamın Türkiye ve Filistin için yaptıklarına bir bak, vicdanını eline al, varsa eğer… El-insaf, biraz da vicdan!
Bak şimdi dosyaları tek tek masaya vuruyorum, dinle beni:
- Karabağ Destanı: 30 yıl boyunca Ermeni işgali altında inleyen o mübarek Karabağ topraklarını, Türk’ün ve Müslüman’ın namusunu kim kurtardı? 2020’de 44 günde o zafere kim imza attı? İlham Aliyev! O topraklar kurtulmasaydı, bugün oralarda ezan sesi değil, çan sesi yankılanıyor olacaktı. O camileri ahırdan çevirip ibadete açan kimdi? Yıkılan türbeleri, mezarlıkları devlet himayesine alıp restore ettiren kimdi? Bunlar boş laf değil, bunlar tarihe geçmiş altın harflerle yazılmış destanlardır .
- Kardeşlik Hukuku (Türkiye Sevdası): Bizim canımız yandığında, 6 Şubat’ta o büyük deprem felaketi yaşandığında, daha Ankara resmî talep vermeden uçaklarına atlayıp “Kardeşinin yanındayım” diyerek arama kurtarma ekiplerini gönderen kimdi? İlham Aliyev! Dahası var; Batı’da birileri Türkiye’yi eleştirmeye kalktığında “Türkiye’ye laf söyleyen beni karşımda bulur kendini!” diye meydan okuyan bir lider var orada. “Bizim bir ailemiz var, adı Türk Dünyasıdır” diyerek dünyaya meydan okuyan Aıiyev var. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nı yanına alıp uluslararası toplantılarda onurlarıyla oturtan adam işte bu adam! .
- Filistin Davasına Sadakat: Gelelim en çok dil uzatılan konuya, Filistin meselesine. Şimdi iyi dinle! Aıiyev Filistin devletini tanıyan ilk ülkelerin başında geliyor. Uluslararası oylamalarda, Birleşmiş Milletler’de, İslam İşbirliği Teşkilatı’nda her zaman Filistin’in yanında oy kullanan odur. Gazze’de kan gövdeyi götürürken, milyonlarca dolarlık insani yardımı, tırlar dolusu tıbbi malzemeyi oraya gönderen odur. Bakü’de okuyan Filistinli öğrencilere devlet bursuyla kucak açan, Filistin Büyükelçiliği’nin giderlerini bile kendi cebinden karşılayan bir lider var karşımızda .
- Azerbaycan İran’a girecek dediniz, evet, girdi. Hem de nasıl, gıda ve ilaçlarla dolu yardım tırlarıyla. Hiç utandınız mı acaba?
Daha ne yapsın? Daha nasıl bir sadakat bekliyorsunuz? Hani bir söz vardır; “İyiliğe kötülük şenaattir, kötülüğe iyilik ise mürüvvettir” diye. Ama siz o kadar alçaldınız ki, mürüvveti bırakın, yapılan iyiliklerin üzerine bir de çamur atıyorsunuz.
Bakın, İran yönetimi Lübnan’da mahsur kalan kendi vatandaşlarını tahliye edemeyip kapına geldiğinde, “Zor gününde yardım etmezsek ne zaman ederiz” deyip uçaklarını gönderen yine İlham Aliyev’di. Onlar daha yardımın parasını konuşurken, o “Ücrete gerek yok” dedi. Peki bu nankörlerin karşılığı ne oldu? O iyiliğin üzerine Nahçıvan’a füze atıp dört kardeşimizi yaralamak! Bu neyin şerefsizliğidir, bu neyin namertliğidir! .
Ben şimdi sana soruyorum ey müfteri! Sen bu davaya, bu kutsal ittifaka kaç tane tuğla koydun? Sen kaç tane mazluma kapını açtın? Sen hangi savaşta cepheye koştun? Oturduğun yerden, aldığın üç kuruşluk maaşla, ekran başında milleti birbirine düşürmekten başka neyin var? Sizin gibilere, bu iyiliklere karşı tetikçilik yapanlara sesleniyorum: Ya bir akıl sağlığı merkezine görünün, ya da utanın!
Aliyev’in dediği gibi; “Bizim gücümüzü sınamak isteyenlerin başı Demir Yumruk’la kırıldı, yine kırılır” . Ama sizler, o yumruğun kime dokunduğunu değil, kimi koruduğunu anlamıyorsunuz. O yumruk bizim namusumuzu koruyor, bizim toprağımızı koruyor, bizim davamızı koruyor.
Bu nankörlük, bu vefasızlık hepimizin canını acıtıyor. Gelin, bu kardeşliği çekemeyenlere inat, daha sıkı sarılalım birbirimize. Çünkü bu dava; Aliyev’in davası, Erdoğan’ın davası, Türkiye’nin davası, Azerbaycan’ın davası, kısacası Türk ve İslam aleminin davasıdır!
Geriye kalanlar ise, tarihin çöp sepetinde yerini alacak olan zavallılardır.
Allah’a emanet olun.
Şebnem KARSLI





