“Haydar Aliyev’in kökenine dair iddialar tarihî demografik kayıtlarla desteklenmiyor”
Stratejist Mete Aksoy, son günlerde sosyal medyada ve bazı çevrelerde gündeme getirilen “Haydar Aliyev’in Kürt veya Kürt Yahudisi olduğu” yönündeki iddialara ilişkin kapsamlı bir değerlendirme kaleme aldı.
Aksoy, Türkiye–Azerbaycan ilişkileri etrafında oluşturulmaya çalışılan tartışmaların belirli başlıklar üzerinden yürütüldüğünü ve bu başlıkların stratejik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Aksoy’un değerlendirmesi şöyle:
“Azerbaycan üzerinden yaratılan yapay krizlerde dört başlık dikkat çekiyor”
“Bir haftadır Azerbaycan ile ilgili yazılar yazıyorum. Bu yazılar, Azerbaycan’a yapılan operasyona cevap amacıyla kaleme alındı. Operasyonun merkezi olarak da Azerbaycan tarafından Turkuaz Medya Grubu gösterildi.
Hayatım strateji çalışmakla geçti. Bu nedenle bu konuda yazdığım yazılar da en başından itibaren stratejik bir çerçeve içinde şekillendi. Azerbaycan üzerinden yaratılan yapay krizlerde tespit ettiğim dört başlık var. Operatif klikler her seferinde bu dört noktadan saldırıyor:
1.Azerbaycan İsrail ile neden iyi geçiniyor? 2. Azerbaycan Kıbrıs’ı neden tanımıyor? 3. Haydar Aliyev, Elçibey’i düşürmüştür; KGB’nin adamıdır. 4. Haydar Aliyev Kürttür veya Kürt Yahudisidir; Rusya Elçibey’i düşürmüş, bu nedenle Haydar Aliyev’i Azerbaycan’ın başına getirmiştir.”
Aksoy’a göre ilk iki madde genel olarak Türk kamuoyunu, son iki madde ise daha çok milliyetçi camiayı hedef almaktadır.
“İlk iki madde genel olarak Türk milletini, son iki madde ise çoğunlukla milliyetçi camiayı hedeflemektedir. Bu dört başlık, Türkiye-Azerbaycan ilişkisinde ciddi güvenlik açıkları oluşturmaktadır. Bunlar, operatif unsurların her krizde tekrar tekrar kanatabileceği yaralardır.”
“Konu etnik köken değil, stratejik algı meselesidir”
Aksoy, tartışmanın özünün etnik köken olmadığını vurguladı.
“Öncelikle belirteyim: Asıl mesele, Kürt, Yahudi ya da başka bir etnik kökenden gelmek değildir. Türk milliyetçileri içinde de Kürt kökenli çok insan vardır. Türk devlet adamları arasında da birçok Kürt kökenli insan bulunur.
Konu, Kürt veya Kürt Yahudisi olmak değil; Türkçü Elçibey’i düşüren kişinin Kürt ya da Kürt Yahudisi olduğuna inanılmasıdır. Kürtlük iddiası, Elçibey bağlamında bir güvenlik açığı oluşturmaktadır. Yoksa herhangi bir insanın kökeni değil, icraatları önemlidir.”
Aksoy’a göre bu iddialar özellikle milliyetçi çevrelerde Türkiye–Azerbaycan ilişkileri açısından bir algı sorunu yaratmaktadır.
“Herhangi bir yapay kriz anında Azerbaycan Türklerini en fazla savunacak kesim milliyetçi camiadır. Ancak milliyetçi camia da genel olarak, Türkçü Elçibey’i KGB’ci bir Kürt Yahudisiniň düşürdüğüne inandığı için, bu yapay krizlerde yeterince karşı refleks geliştirememektedir.”
“Rus arşiv kayıtları ve nüfus istatistiklerini karşılaştırmalı inceledim”
Aksoy, Haydar Aliyev’in kökeni konusunda Rus arşiv kayıtlarını ve nüfus istatistiklerini karşılaştırmalı olarak incelediğini belirtti.
“Haydar Aliyev’in kökeni konusunda Rus arşiv kayıtlarını, nüfus istatistiklerini ve farklı kaynakları karşılaştırmalı biçimde inceledim. Birbiriyle örtüşen, birincil kaynaklara dayanan verileri aldım.”
Aksoy’a göre Haydar Aliyev’in babasının köyü Comardlı (Cömertli), annesinin köyü ise Urut’tur.
Haydar Aliyev’in babasının köyü: Tanahat / Comardlı
Aksoy’a göre Haydar Aliyev’in babasının köyü olan Comardlı için temel dayanak, 1886 tarihli Transkafkasya nüfus istatistikleri derlemesidir.
Bu resmî Rus İmparatorluğu kayıtlarına göre:
1886’da köyde 43 hane ve 244 kişi bulunmaktadır. Etnik sütunda “Татары” (Tatarlar) yazmaktadır. Din sütununda ise “Şiiler” ifadesi yer almaktadır.
Aksoy’a göre bu kayıtlar, köy nüfusunun Müslüman Türk olduğunu göstermektedir.
Comardlı için diğer tarihî kayıtlar ise şöyledir:
1873 → 208 kişi
1897 → 333 kişi
1908 → 410 kişi
1914 → 405 kişi
Bu kayıtların tamamında nüfus “Tatarlar” olarak sınıflandırılmıştır.
Aksoy’a göre Rus kayıtlarında “Tatar” ifadesi, Güney Kafkasya’daki Müslüman Türk topluluklarını ifade etmektedir.
Comardlı’nın tarihî demografik durumu
Aksoy, köyün çevresinin büyük ölçüde Ermeni yerleşimleriyle çevrili olduğunu ancak köyün Türk kimliğini koruduğunu belirtti.
Richard Hovannisian’ın çalışmalarına göre Sisyan bölgesi erken 20. yüzyılda yaklaşık %58 Ermeni nüfusa sahipti. Buna rağmen Comardlı, bölgede Türkçe konuşan bir Azerbaycan köyü olarak varlığını sürdürmüştür.
Aksoy ayrıca 1918–1919 yıllarında General Drastamat Kanayan (Dro) ve Garegin Nzhdeh komutasındaki Ermeni kuvvetlerinin Zangezur’da askerî operasyonlar yürüttüğünü ve bu süreçte köyün nüfusunun zorla çıkarıldığını belirtti.
Haydar Aliyev’in annesinin köyü: Urut
Aksoy’a göre Aliyev ailesinin anne tarafı Urut (Vorotnavan) köyü ile bağlantılıdır.
Urut için de temel dayanak yine 1886 Transkafkasya nüfus istatistikleri derlemesidir.
Bu kayıtlara göre:
1886 → 37 hane, 211 kişi Etnik kimlik → Tatar Din → Şii
Urut için daha eski nüfus kayıtları da bulunmaktadır:
1831 → 111 kişi 1873 → 222 kişi
Bu kayıtlar köydeki nüfusun uzun süredir aynı etnik yapıya sahip olduğunu göstermektedir.
Sovyet döneminde demografik devamlılık
Aksoy’a göre Sovyet döneminde köydeki etnik süreklilik devam etmiştir.
Urut için nüfus verileri şöyledir:
1922 → 173 kişi 1926 → 263 kişi 1931 → 340 kişi 1959 → 623 kişi 1986 → yaklaşık 1000 kişi
Bu kayıtlar Sovyet döneminde etnik sınıflandırmanın:
Tatar → Türk → Azerbaycanlı
şeklinde değiştiğini göstermektedir.
Ortak Sonuç
Aksoy değerlendirmesinde şu sonuca ulaştığını ifade etti:
“Yalnız bu iki köyün tarihî kayıtlarına dayanarak konuşursak, hem Comardlı hem de Urut için görünen ana etnik zemin Azerbaycan Türküdür; daha geniş tarihî-dilsel ifadeyle Oğuz Müslüman nüfustur.”
Aksoy’a göre köy kayıtlarında Kürt veya Yahudi nüfusuna dair herhangi bir veri bulunmamaktadır.
“Bu nedenle Haydar Aliyev hakkında ileri sürülen ‘Kürt kökenli’ iddiası, bu iki köyün tarihî demografik kayıtlarından destek bulmamaktadır.”
Notlar
Aksoy yazısında şu notları da paylaştı:
Not 1: “Yurt dışında yaşıyorum. Dernek, şirket vb. hiçbir yere bağlı değilim. Türkiye ile de Azerbaycan ile de hiçbir maddî bağlantım yoktur. Sadece manevî bağım vardır.”
Not 2: “Azerbaycan devleti, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tespit ettiğim dört güvenlik açığı ve tespit edilecek diğer güvenlik açıkları ile ilgili akademik çalışmalar yaptırmalı; bu çalışmaların sonucunda Türkiye ve Azerbaycan’da kamu diplomasisi faaliyetleri başlatmalı ve bu konuyu çok ciddiye almalıdır.”