“Türkiye–Azerbaycan ilişkilerini hedef alan enformasyon operasyonları yürütülüyor olabilir”

Uluslararası ilişkiler uzmanı Mehmet Emir Aksoy, Nahçıvan’a yönelik saldırı sonrasında Azerbaycan devletinin verdiği diplomatik ve askeri tepki ile Türkiye’de sosyal medya üzerinden yürütülen söylem dalgasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aksoy, Nahçıvan’a yönelik saldırı sonrası Azerbaycan’ın verdiği tepkinin uluslararası ilişkiler literatürü açısından son derece doğal bir devlet refleksi olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Nahçıvan’a yönelik saldırı sonrasında Azerbaycan devletinin verdiği tepki, klasik bir devlet refleksi olarak okunmalıdır. Bir devletin kendi toprağına yönelik saldırı karşısında diplomatik, askeri ve psikolojik alanlarda eş zamanlı bir tepki üretmesi uluslararası ilişkiler literatüründe son derece doğal bir davranıştır. Azerbaycan’ın yaptığı da tam olarak budur.”
Aksoy, buna karşın Türkiye’de bazı sosyal medya çevrelerinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e yönelik hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyalarının ortaya çıkmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.
“Bu süreçte Türkiye’de bazı sosyal medya çevrelerinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e yönelik hakaret ve itibarsızlaştırma kampanyalarının başlatılması, meselenin sadece bir ‘sosyal medya tepkisi’ olarak değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır.”
Siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında ortaya çıkan tablonun iki farklı katmandan oluştuğunu belirten Aksoy, ilk katmanın sosyal medyanın doğasından kaynaklanan kontrolsüz tepkiler olduğunu söyledi.
“Birinci katman, sosyal medyanın doğası gereği ortaya çıkan kontrolsüz ve çoğu zaman bilgiye dayanmayan tepkilerdir. Günümüzde dijital platformlar, bireylerin olayları tarihsel bağlamından kopararak yorumladığı hızlı ve yüzeysel tartışma alanlarına dönüşmüştür.”
Ancak meselenin ikinci katmanının çok daha stratejik bir boyuta işaret ettiğini vurgulayan Aksoy, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin artık klasik iki devlet ilişkisi çerçevesinin ötesine geçtiğini belirtti.
“Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler artık klasik bir ‘iki devlet ilişkisi’ düzeyinin ötesine geçmiş durumdadır. Bu ilişki, Türk dünyasının jeopolitik bütünleşmesinin merkezinde yer alan bir eksen haline gelmiştir. Dolayısıyla bu ekseni hedef alan psikolojik ve enformasyon operasyonlarının yürütülmesi şaşırtıcı değildir.”
Aksoy, modern uluslararası rekabetin artık yalnızca askeri cephelerde değil aynı zamanda algı alanında yürütüldüğüne dikkat çekti.
“Hibrit savaş literatürü bize şunu göstermektedir: Devletler arası rekabet artık yalnızca askeri cephelerde değil, aynı zamanda algı alanında yürütülmektedir. Sosyal medya kampanyaları, dezenformasyon ağları ve itibarsızlaştırma girişimleri bu yeni rekabet alanının araçlarıdır.”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik yakınlaşmanın enerji hatlarından savunma iş birliklerine, Kafkasya’daki güç dengelerinden Türk dünyası vizyonuna kadar geniş bir jeopolitik alanı etkilediğini belirten Aksoy, bu nedenle iki ülke arasındaki güveni hedef alan söylemlerin çoğu zaman rastlantısal olmadığını ifade etti.
“Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik yakınlaşma; enerji hatlarından savunma iş birliklerine, Kafkasya’daki güç dengelerinden Türk dünyası vizyonuna kadar geniş bir jeopolitik alanı etkilemektedir. Böyle bir denklemde iki ülke liderliği arasındaki güveni zedelemeyi hedefleyen söylem üretimleri çoğu zaman rastlantısal değildir.”
Aksoy, değerlendirmesini Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkinin tarihsel ve stratejik niteliğine vurgu yaparak tamamladı.
“Ben bu tür kampanyaların önemli bir kısmının spontane bir tepkinin ötesinde, Türkiye–Azerbaycan ilişkilerini zayıflatmayı amaçlayan enformasyon operasyonlarının parçası olabileceğini düşünüyorum. Ancak unutulmamalıdır ki Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişki sadece diplomatik bir ortaklık değildir. Bu ilişki tarihsel, kültürel ve stratejik bir kader ortaklığıdır. Bu nedenle manipülatif söylemler kısa vadede gürültü üretse de, uzun vadede iki devlet arasındaki stratejik birlikteliği zayıflatma kapasitesine sahip değildir.”




