• Toplanın! Gelenler var.

Şaban Nasirov TÜMER’e Değerlendirdi

İran’da son dönemde yaşanan gelişmeleri nasıl okumak gerekir?

İran’ın mevcut yönetim modelinde, özellikle dini temelli teokratik sistemin zayıflatılmasına yönelik bazı süreçlerin başlatıldığı görülüyor. Bu bağlamda ilk önemli adımın atıldığı söylenebilir. Hamaney’in ortadan kaldırılmasıyla birlikte, önümüzdeki süreçte teokratik yapının ana sütunlarının etkisizleştirilmesi veya itibarsızlaştırılması yönünde daha ciddi adımların gündeme gelmesi muhtemeldir. Hatta sınırlı ölçekli bir askerî darbe senaryosu dahi artık tamamen göz ardı edilemeyecek bir ihtimal olarak değerlendirilmektedir.

Öte yandan süreci başlatan güçlerin İran’ın tamamen parçalanmasını arzu etmedikleri izlenimi oluşmaktadır. Ancak nihai hedeflerinin ne olduğu henüz tam olarak net değildir. Büyük olasılıkla bu aktörler, yaşanan gelişmelerin kontrol dışına çıkmasını istememekte ve özellikle bölgesel güçlerin süreç üzerinde belirleyici bir rol üstlenmesini riskli görmektedirler.

Bu bağlamda özellikle Türkiye ve Azerbaycan’ın doğrudan müdahil olduğu bir senaryonun, mevcut planların dengelerini ciddi biçimde bozabileceği düşünülmektedir. Böyle bir durumda sahadaki gelişmeler çok daha farklı bir yön alabilir.

Olası senaryolardan biri de, sistem içerisinden kendilerine yakın bir Fars siyasi figürün iktidara taşınması olabilir. Çünkü radikal bir dönüşüm sürecinin başlatılması hâlinde, Güney Azerbaycan’daki Türk nüfusun güçlü biçimde sürece dahil olması ihtimali ortaya çıkacaktır. Bu durum ise İran içinde çok daha geniş çaplı çatışmalara ve ciddi istikrarsızlıklara yol açabilir.

Böyle bir gelişme, özellikle Türkiye ve Azerbaycan gibi iki kardeş devletin varlığı dikkate alındığında, Güney Azerbaycan’da bağımsız bir devletin ortaya çıkma ihtimalini de güçlendirebilir.

Mevcut aşamada ise Güney Azerbaycan’daki Türk toplumunun bağımsız ve güçlü bir siyasi girişim ortaya koyma olasılığı henüz düşük görünmektedir. Bu nedenle bazı çevrelerde beklentiler, mevcut İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan üzerinde yoğunlaşmış durumdadır.

Ancak Pezeşkiyan’ın bu karmaşık ve kritik süreçte gerçek anlamda reformlar gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği henüz belirsizdir. Tarihsel olarak benzer süreçlerde sistem içinde kalmış olan Narimanov, Ali Haydar Karayev ve Gazanfer Musabeyov gibi isimlerin akıbeti hatırlandığında, Pezeşkiyan’ın da benzer bir kaderle karşılaşıp karşılaşmayacağı önümüzdeki dönemde daha net anlaşılacaktır.

Şaban Nasirov
Politik Teknolojiler Uzmanı