• Toplanın! Gelenler var.

Türk Dünyasında Ekonomik İşbirliği ve Yeni Jeoekonomik Hatlar

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Karabulut, TÜMER’e yaptığı değerlendirmede Türk dünyasında ekonomik işbirliği, Zengezur Koridoru’nun stratejik önemi ve bölgesel kalkınma perspektiflerini ele aldı. Karabulut, mevcut işbirliği düzeyini analiz ederken geleceğe yönelik somut öneriler de ortaya koydu.


1. Türk dünyası arasında ekonomik işbirliği alanında yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce yapılan çalışmalar yeterli midir ve daha neler yapılabilir?

Türk Dünyası arasında yapılan ekonomik çalışmalar önemlidir ancak yeterli değildir. Yaklaşık 75 milyon nüfusa sahip olan Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Kırgızistan ile Türkiye’nin toplam dış ticaret hacmi yaklaşık 20 milyar dolardır. Bu devletler arasındaki işbirliğinin artırılması yönündeki çabalar tatmin edici olmasına rağmen, bunun ekonomiye yansıması yetersizdir denilebilir. Türk ülkeleri arasındaki ekonomik işbirliğini artırmak için birtakım oluşumlara ihtiyaç bulunmaktadır. Her şeyden önce ortak alfabeye işlerlik kazandırılması, yasal uyumlaşmalara gidilmesi, ortak bankalar kurulması ve “Türk Dünyası Ekonomik Birliği” gibi bir birliğin oluşturulup işlerlik kazandırılmasıyla ekonomik ilişkilerin gelişeceği söylenebilir.


2. Son dönemlerin en çok konuşulan konusu kuşkusuz Zengezur Koridoru’dur. Bu koridorun ekonomik açıdan önemi nedir? Bir ekonomist olarak bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Karabağ Zaferi ile 10 Kasım 2020’deki anlaşma ile açılması öngörülen Zengezur Koridoru’nun açılmasının büyük bir stratejik değeri vardır. Çünkü bu yol vasıtasıyla Türkiye karayolu ile sadece Azerbaycan’a bağlanmayacak, aynı zamanda Orta Asya’ya da açılacaktır. Azerbaycan ise bu yolla Avrupa’ya ulaşacaktır. Bu koridorun açılması; Kars-Iğdır-Nahçıvan demiryolunun işlerliğini artıracak ve Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’ni, Azerbaycan’ın ise Nahçıvan topraklarını hem özgürleştirecek hem de kalkındıracaktır. Böylece Türkiye-Azerbaycan arasındaki dış ticaret ve turizm 2-3 katına çıkacaktır.

Pandemi öncesi Azerbaycan’dan 850 bin kişi Türkiye’yi, Türkiye’den de 350 bin kişi Azerbaycan’ı ziyaret etmiştir. Şimdi bu rakamları en az 3 ile çarpmak gerekir. İki ülke arasındaki dış ticaret yaklaşık 7 milyar dolardır. Bu rakamın da 15 milyar dolara çıkması beklenmelidir. İş dünyasının hedefi de 15 milyar dolardır. Özellikle Karabağ’ın inşa süreci inşaat sektöründe ciddi canlanma yaratacaktır.

Zengezur Koridoru açılır açılmaz Türkiye-Ermenistan sınır kapılarının açılması gündeme gelecektir. Türkiye-Ermenistan sınır kapılarının açılması için Doğu Anadolu Bölgesi’nde daha önce olmayan yaklaşık 2,5 milyonluk yeni bir pazarın ortaya çıkması demek olacaktır. Bu pazardan en çok faydalanan illerden birisi de Erzurum olacaktır. Çünkü Erzurum ile Erivan yaklaşık 380 km mesafededir. Erzurum bölgenin merkezinde ve en gelişmiş kent konumundadır. Diğer taraftan Ermenistan’ın sağlık hizmetleri talebi Erzurum’a yönelerek önemli bir sağlık turizmi geliri elde edilmesi mümkün olacaktır.

Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ön plana çıkacaktır. Çünkü Nahçıvan; Türk dünyasının Türkiye ile kara sınırı olan tek toprak parçası ve oluşacak demiryolu ağının da merkezindedir.

  1. yy’da Karabağ’ın meşhur olan pamuk ve halı dokumacılık işleri; bu koridorun açılması ile Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşma imkânı yakalayacak ve talebe bağlı olarak halı ve kilim gibi üretimlerde önemli merkezlerden birisi olabilecektir.

Nahçıvan-Azerbaycan koridoruyla Türk dünyasının ürünleri Avrupa’ya ulaşabileceği gibi uzun dönemde Çin ürünleri de taşınacaktır. Böylece bu iktisadi bağlantıyla Türk dünyasının medeni ve ilmi bağlantıları da güçlenmiş olacaktır.

Açılacak koridor taşıma ve ulaşım maliyetlerini anlamlı bir şekilde azaltacaktır. Örneğin Nahçıvan’dan uçak ile Azerbaycan’a gidiş dönüş maliyeti yaklaşık 5800 TL iken, demiryolu ile bu rakam yaklaşık 1000 TL civarında olacaktır. Bu durum ciddi bir turizm hareketliliğini de beraberinde getirecektir. Erzurum ilinin bu gelişmelerden yüksek pay alabilmesi için şimdiden altyapı çalışmaları başlatılmalıdır. Örneğin Nevruz Bayramı için hem Azerbaycan hem de İran’da turist çekilmesi çalışmaları yapılabilir.

Zengezur Koridoru’nun Türkiye açısından önemli bir kazanımı da özellikle sağlık turizmi açısından olacaktır. Koridor açılınca Nahçıvan ve Azerbaycan’dan sağlık hizmetlerine talep artacağı gibi, uzun dönemde diğer Türk Cumhuriyetleri ve İran’dan da talep artışı olacaktır. Erzurum veya Iğdır ilinde oluşturulacak “sağlık serbest bölgesi” ile bu gelişmelere hazırlıklı olmak gerekmektedir.

Zengezur Koridoru’nun açılacak olması Kars-Iğdır-Nahçıvan-Azerbaycan demiryolu bağlantısını tetiklemektedir. Ayrıca Tebriz-Aşgabat, Tebriz-Nahçıvan-Kars-Erzurum-Trabzon ve Culfa-İran-Van demiryolu gibi bağlantıların oluşmasına katkı yapabilecektir. Böylece bölge ve uluslararası düzeyde etkin bir demiryolu ağı örülmüş olacaktır.


3. Kazanılan Karabağ zaferinden sonra bir süre gerek Azerbaycan gerekse de Türkiye 3+3 modelinden bahsetti. Bu modelin ekonomik açıdan artıları ve eksileri nelerdi ve özellikle İran bu modele neden karşı geldi?

Türkiye ve Azerbaycan tarafından Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla “3+3 Bölgesel İşbirliği Modeli” (veya platformu) önerisi bölgenin şimdi yaşanan sorunlarını önceden önleme önerisiydi. Maalesef işlerlik kazandırılamadı. Çünkü Kafkasya’nın üç ülkesi Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan; bölgenin üç büyük ülkesi Rusya, Türkiye ve İran tarafından bir anlamda sosyo-ekonomik güvence altına alınacaktı. Bu öneri bundan sonra da hayata geçirilebilirse gelecek için yararlı olacaktır.


4. Gelişen süreçte özellikle İran’ın geleceğinin gündemde olduğu bugünlerde bölgede ekonomik denklem nasıl çözülebilir? Yaşanabilir bir ekonomik krizin önüne Türk dünyası olarak nasıl geçebiliriz?

Türkiye’nin ve Türk dünyasının gücünü ve istikrarını artırmak için Türk Dünyası Uzay Çalışmaları Merkezi, Ortak Eğitim Politikası, Ortak Nevruz Festivali, Türk Dünyası Ekonomik Birliği, Türk Dünyası Bankası, Türk Dünyası Barış Birliği, Türk Dünyası Beyannamesi Modeli, Türk Dünyası Demiryolu, Yüksek Teknoloji Geliştirme Merkezi, Sağlık Serbest Bölgeleri gibi projeler üzerinde çalışılması bu ülkelerin geleceğe hazırlanmalarına, dünyadaki itibarlarının artmasına ve ekonomik kalkınmalarına olumlu katkılar yapacaktır.

Bu uygulamalar aynı zamanda bölgenin güçlü ülkelerinden olan ve savaş halinde olan İran’ın da yararına olacaktır. Çünkü savaş sonrası bozulan istikrarını ancak Türk ülkeleri ile iyi ilişkilerle düzeltebilir. Eğer İran Zengezur konusunda yaptığı gecikme hatasını yapmazsa ve aktif olarak bu gelişmelere ayak uydurursa bölgesel bir istikrar ve kalkınma süreci yakalanır.